CHP Yalova İl Başkanlığı, gazeteci-yazar Uğur Mumcu'nun öldürülüşünün 18 nci yıl dönümünü törenle andı. Atatürk Anıtı'nda yapılan anma töreni çok sayıda CHP'linin katılımıyla gerçekleşti. Saygı duruşu ve İstiklal Marşımızın hep bir ağızdan söylenmesi ile devam eden anma töreninde, CHP Yalova İl Sekreteri Ender Yener ve CHP Yalova Gençlik Kolları'nın Uğur Mumcu'yu anma mesajı ile noktalandı.
CHP Yalova İl Sekreteri Ender Yener'in Uğur Mumcu'yu anma mesajı şu şekilde; '
Cumhuriyetin, Atatürk ilke ve devrimlerinin ödünsüz savunucusu Uğur MUMCU. Bozuk düzeni, haksızlıkları, sömürüleri, adaletsizlikleri, kimseden korkmadan, çekinmeden sergileyen gerçek bir gazeteci, gerçek bir hukukçuydu.
Uğur Mumcu’nun bükülmeyen, tükenmeyen kalemi karanlık güçleri öfkelendiriyor, çileden çıkarıyordu. O bir an olsun umutsuzluğa kapılmadı. En ön safta görevini üstlendi. Giderek toplumumuzun gözü, kulağı, beyni oldu.
Bir kişiye yapılan haksızlığı bütün topluma yapılmış sayan Uğur MUMCU, üzerine gittiği her konuda haklı çıktı. O kitlelere mal olmuş bir yazardı. Ona göre çağımızın en büyük suçu haksızlıklara, adaletsizliklere karşı çıkmayarak susmaktı. Uğur Mumcu bu suçu işlemediği için öldürüldü.
Uğur Mumcu kendisini şöyle tanımlıyordu ; Ben Atatürkçüyüm, ben Cumhuriyetçiyim, ben Laikim, ben anti-emperyalistim, ben bağımsız Türkiye’den yanayım, ben özgürlükçüyüm, ben insan hakları savunucusuyum, ben terörün karşısındayım, ben yobazların-vurguncuların-hırsızların-çıkarcıların düşmanıyım. Öyleyse vurun, parçalayın ! Her parçamdan benim gibiler, beni aşacaklar çıkacaktır.
Bu ülkede 1990’lı yıllarda hukukçular katledildi. 2000’li yıllarda ise hukukun kendisi katledildi. Uğur Mumcu’nun yaşadığı dönemde daha ağır sorunlarla karşı karşıyayız. Siyasal iktidarın uyguladığı politikalar nedeniyle toplumda “ülkemiz bölünüyor mu? “ Din devletine doğru yol mu alıyoruz? Endişeleri var. Yaşam tarzlarına müdahale, telefon dinlemeleri, özel yaşamın internete düşmesi, alkol kullanımına ilişkin yasaklar, yoksulluk, yolsuzluk, işsizlik toplumu huzursuz etmektedir.
12 Eylül’ün, 28 Şubat’ın emekli paşalarına dokunamayanlar, bugün darbe sanığı olarak gazetecileri tutukluyor. Darbe günlüklerini yazanlar ise dışarıda keyif çatıyor.
Uğur Mumcu’nun meslektaşı Bekir Çoşkun bugünkü durumu “demokratik şeriat” geliyor diye özetlemektedir. Yine Uğur Mumcu’nun Silivri’de yatan meslektaşı Mustafa Balbay’a daktilo bile verilmezken Diyarbakır’da yatan Hizbullahçıların bilgisayarları olduğu, Internet aracılığıyla görüştükleri ortaya çıktı.
Uğur Mumcu’dan söz ederken bir an olsun umutsuzluğa kapılmadı demiştik. O umut geçtiğimiz hafta Türk Telekom Arena stadı’nda ortaya çıktı. Bu, siyasal iktidara yönelik ıslıklı protesto sesleriydi. Bu ıslıklı protestolar 12 Haziran’da tüm ülkeye yayılacaktır. O zaman Uğur Mumcu’nun istediği çağdaş, laik, demokratik ve bağımsız Türkiye’yi hep birlikte yeniden inşa edeceğiz. Ölümünün 18. yılında Uğur Mumcu’yu bir kez daha saygıyla anıyoruz. Işıklar içinde yatsın'.
Kaynak : http://yalovacizgi.com/Haberler/UgUR-MUMCU-YALOVADA-DA-ANiLDi.html