![]() |
|
Yalova Kağıthanesinde üretilen kağıtta kullanılan filigran örneği "Minare" simgesinin solunda 1158 altında da Yaladabad yazısı bulunmaktadır. |
Osmanlı Devleti`nde, varlığını kesin olarak belgeleyebildiğimiz ilk kâğıt imalathanesi, 18 nci yüzyılın ortalarında Yalova`da kurulan kâğıthanedir.
Türkiye`de ilk Müslüman Türk matbaası İbrahim Müteferrika tarafından kuruluncaya kadar, kâğıt ihtiyacı ciddi şekilde hissedilmemişti. Gerçi hattatlarla azınlık matbaalarının kâğıda ihtiyaçları olmuştu, fakat hattatların ihtiyacı peyderpey Doğu ve Batı kâğıtlarıyla karşılanabiliyor ve ciddi bir şekilde devamlı kâğıt stokuna ihtiyaç duyulmuyordu. Azınlıklar, matbaalarının kâğıt ihtiyacını Batı`dan karşılıyorlardı. Dışarıdan gelen kâğıtlar, çok defa onların aracılığı ile Müslümanlar`ın eline geçtiğinden, kâğıt ihtiyacı azınlıklar için büyük bir mesele olmuyordu. Kaldı ki, onlarınkiler özel matbaalardı. Oysa, İbrahim Müteferrika`nın açtığı matbaa, devletindi. Sonra, bu ilk resmi matbaanın o zamana kadar pahalı olan yazma eserleri daha ucuza basmak ve herkesin almasını kolaylaştırmak gibi bir amacı vardı. Ucuz ve çok sayıda kâğıt ihtiyacı, ancak yeni kurulacak yerli bir kâğıthane ile sağlanabilirdi.
İbrahim Müteferrika, 1741 yılında, Yalova`da bir kâğıthane kurmak için teşebbüse geçti.
Kâğıthane için, Yalova`nın Elmalık Köyü`nde, Hırka Deresi üzerinde, Çardaklı Mevkii`nde bir yer beğenildi. Burası , Darüssaade Ağası Beşir Ağa`nın çiftliğindeydi. Hacı Mustafa Ağa, bu çiftliği Dergâh-ı Ali Cebecibaşı Elhaç İsmail Ağa`nın vefatından sonra almış, daha sonra çiftlik Darüssaade Ağası Beşir Ağa`nın evkafına dahil olmuştu.
Yalova Kâğıthanesi için yer seçildikten sonra, Lehistan`dan kâğıt ustaları getirildi ve çalışmalar başladı.
Nigar Anafarta, "Türkiye`de İlk Kâğıt" isimli araştırmasında, Raşid Tarihi isimli bir kitabın başında ve sonunda, Yalova`da kurulan bu kâğıt imalathanesiyle ilgili 1745 tarihi bulunduğunu belirtmiştir. Aynı kâğıt üzerinde, stilize bir cami ve (Yalakabad ) kelimesi olduğu da belirtilmektedir. Buradan yola çıkılırsa, Yalova`da kâğıt imal eden bu yerin, 1745`te kurulduğu ileri sürülebilir.
18 Nisan 1745 tarihli bir başka vesikada ise, Yalova Kâğıthanesi`ne ikinci bir dolap ilâve edildiği ve kâğıthanenin ihtiyaçlarının Tersane-i Amire, Cephane-i Amire ve Tophane-i Mamure`den karşılandığı belirtilmektedir.
Belgelerden anlaşıldığına göre, kâğıthane, faaliyetini bir süre sürdürdü.
Kâğıthaneye gerekli olan suyun muhafazasına özen gösterildi. Hırka Deresi`nin korunması için civarda oturanlar bazı sorumluluklardan muaf tutuldu.
Ne var ki, 1760 senesinden sonra, kâğıthanenin faaliyetini sürdürüp sürdürmediği kesin olarak bilinmemektedir. Elimizde kâğıthanenin üretim bilgilerini içeren belgeler bulunmadığı için de Yalakabad (Yalova) Kâğıthanesi`nin ülkenin ihtiyacına ne kadar cevap verdiği saptanamamaktadır.
Anlaşılıyor ki, Yalakabad (Yalova) Kâğıthanesi, 10- 15 sene kadar çalıştıktan sonra kapanmıştır. Bunun Avrupa kâğıtları ile rekabet edememekten kaynaklandığı düşünülebilir. Ayrıca, Hırka Deresi suyunun yöre halkı tarafından kullanıldığı, böylece suyun kâğıthaneye yeterli olamamaya başladığı da olasıdır.